17.03.2015  |  Yacht

Artam Global Art & Design Interview: Timur Bozca - Limitless Designer

Tasarımcı olmaya nasıl karar verdiniz? 

Yaratıcı bir aileden geliyorum; babam mimar, annem de sanatla uğraşıyor. 14 yaşıma kadar babam gibi mimar olmak istiyordum; ta ki bir gün rüyamda araba tasarladığımı görene dek. O zamanlar öyle bir meslek olduğunu bile bilmiyordum, ama rüyadan çok etkilenmiştim. Araştırdım ve böyle bir mesleğin olduğunu anlayınca gelecekte araba tasarımcısı olmaya karar verdim. 

Peki, yat tasarımına ilginiz nasıl başladı? 

Ben deniz kenarında; Antalya ve Kaş’ta büyüdüm. Bu yüzden küçüklüğümden beri yatlarla iç içeyim. Dedemin ve dayımın teknelerinde çok zaman geçirirdim. Ama o zamanlarda odak noktam yine de araba tasarımıydı. Üniversitedeki ilk yıllarımda, aile dostumuz sıra dışı bir Power Sail projesi üzerinde çalışıyordu. Dünyada Yeni Zelandalılardan sonra ikinci olacaktı ve beni de yardım için çağırdı. O projede geçirdiğim üç ay, her zaman aklımın bir köşesinde bulunan yat dünyasının kapısını benim için araladı. 

Bir yatı tasarlamaya nasıl başlıyorsunuz? İlk aşama hangisi? Nasıl gelişiyor teknenin detayları? 

Benim için araştırma her zaman öncelikli. Doğru hamlelerle ilerleyebilmek için insan faktörlerini, tasarımı ve teknolojiyi araştırmaya uzun süre ayırıyorum. Edindiğim bilgilerle birlikte aklımda yavaş yavaş bir görsel canlanıyor. Daha sonra el çizimleri geliyor, farklılık yaratabilmek için sayfalarca çizimle tasarımı geliştiriyorum. Çizimlerin sonunda ana fikir ortaya çıkıyor ve 3D modelleme başlıyor. Modelleme esnasında, genellikle tasarlayacağım aracın mühendisleriyle birlikte çalışıp, her açıdan maksimuma ulaşabilmek için küçük değişikliklerle tasarımı geliştirmeye devam ediyorum. Çoğu aşamalarda farklı ülke, meslek ve tarzda minimum 50 kişiye tasarım hakkında fikrini soruyorum. 49’u beğenip 1 kişi beğenmezse, beğenmediği bölümü sorup, değiştiriyorum. Benim için 50’de 50’yi yakalamak çok önemli, tasarımın bittiğinin habercisi. 

Cauta projesi size yat dünyasının Oscar’ları sayılan Boat Show Design 2015’te “Yılın Genç Tasarımcısı Ödülü”nü getirdi. “Cauta” nasıl ortaya çıktı? 

Öncelikle, bütün tasarımlarımda farklılık yaratmak benim için çok önemli. Bana göre gerçek bir tasarımcı olmak, yeni bir form, özellik, bakisi açısı yaratmaktır. 

Günümüzdeki tasarımcıların çoğu, klasik çizgiden çıkmadan çok ufak değişikliklerle eserlerini tamamlıyorlar. Ben bunun aksine Cauta projesine başlarken, yat dünyasına yeni bir bakış açısı getirmeyi hedef aldım. Diğer bütün yelkenli süper yatlardan farklı olmalıydı. Fakat tabii ki tam anlamıyla özgür değildim. Proje brief’ine göre 55 metre olması, 10 misafiri ve 8 mürettebatı rahatça ağırlaması, 7 ve 5 metrelik tenderlerin saklı bir şekilde yatta bulunması, bütün misafirler için rahat güneşlenme alanlarının olması, dışarıda yemek masası olup güneşten korunması, önceden ayarlanmış - hesapları yapılmış gövdenin çizgilerinden çıkılmaması gerekiyordu. Bu limitlemelere rağmen, bir yolunu bulup farklılığı yaratmalıydım. Çoğunlukla, var olan en mükemmel tasarımcı olan doğa, benim en büyük esin kaynağımdır ve yine öyle oldu. Cauta’yı ismini de aldığı Utangaç Albatros kuşundan esinlenerek, sıra dışı bir formda yaratmayı başardığımı düşünüyorum. 

Tasarımlarınızda nelerden ilham alıyorsunuz? Örneğin; ödüllü pro- jeniz Cauta’ya ilham veren “Utangaç Albatros”un hikâyesinden biraz bah- seder misiniz? Veya diğer yat projeniz Black Swan’den? 

Doğaya ve hayvanlara karşı büyük bir ilgim var. Hobi olarak vahşi yaşam fotoğrafçılığıyla da uğraşıyorum ve tasarlayacağım çoğu şeyi, o tasarıma senkronize olabilecek bir hayvandan esinleniyorum. Örneğin hızlı olması ve görünmesi gereken bir tasarımda, hızlı ve öyle görünen bir hayvandan esinleniyorum. Neden esinleneceğime karar verdiğimde o hayvanı veya nesneyi bizzat kendim inceleyerek davranışlarını ve fiziksel görünüşlerini en derin detaylarıyla anlamaya çalışıyorum ve bu bütün detayları tasarımıma yansıtıyorum. Genellikle yatlar bence feminen olmalı. Bu yüzden kuşlar alemiyle güzel bir uyuma sahip olduklarını düşünüyorum. Cauta ve Black Swan’in esin kaynaklarının kuş olmasının da en büyük sebebi bu. Ancak Isurus Power Yacht diye yeni biten bir projem daha var. Yüksek sürat yapması ve agresif görünmesi gereken 24 metre bir motor yat. Bu yüzden maskülen bir tasarım olması gerekiyordu ve Isurus projesindeki esin kaynağım; ismini de aldığı dünyanın en hızlı köpekbalığı Mako oldu. Yatın gövdesi bile tamamıyla Mako köpekbalığının gövdesindeki çizgilerle aynı çizgilere sahip. 

Gelecekteki yatlar sizce nasıl olacaklar? 

Yat sektörü çok yavaş ilerleyen bir sektör, arabalar gibi değil. 10 yıl önceki yatlarla şu anki yatlar arasında neredeyse hiçbir fark yok. Ancak son yıllarda bu değişmeye başladı. Genç tasarımcılar artık farklı bir vizyonla yat dünyasına adım atıyorlar. Farklılık yaratmaları gerektiğinin bilincindeler. Bu tasarımcılar sektörde yetki sahibi oldukça yatlarında, yıldan yıla büyük değişiklikler göstereceğine inanıyorum. 

Son teknolojiyi kullanmak sizin için önemli. Tasarımlarınız teknolojinin süper yat sektörüne bir yansıması gibi görünüyor... 

Teknoloji artık neredeyse hayatimizin odak noktası haline geldi. Bu yüzden en yeni teknolojiyi takip edip, tasarımlarımda uygulayarak hem farklı bir perspektiften insanların ihtiyaçlarını karşılamak, hem de farklılık yaratmak için çok önemli. Böylelikle meslektaşlarımda farkındalık yaratıp, rekabet ortamı oluşturmak. Araç tasarımını üst seviyelere taşımak için çok önemli. 

Tasarımı ön plana çıkararak çekici bir hale getiren siyah rengin avantajları ve dezavantajları neler? 

Siyah rengin avantajı, görünümü. Sıra dışı, çarpıcı ve elegan görünüyor. Ama ne yazık ki büyük bir dezavantajı var oda isi faktörü. Tasarımın yanında mühendislerimle bu sorun için de çözüm bulmaya çalışıyoruz. Mevcut durumda, yansıtıcı cam 30%, seçici cam 35% - 40% oranında isinin geçişini düşürüyor. Yansıtıcı cam + seçici cam + aerogel yalıtımı ile ısı geçişinden kurtulmamız 

mümkün. Ancak şu anda bu çok pahalı bir uygulama ama teknolojinin gelişmesiyle fiyatlar aşağı inecek. Yakın gelecekte siyah yatlar artış olacaktır. 

Son olarak, şu anda devam eden ve gelecekteki projeler- inizden bahseder misiniz? 

Şu anda bir yelkenli projesinden dolayı Singapur’dayım, bu durumu değerlendirip Asya marketine, isteklerine ve bakış açılarına hakim olmak istiyorum. Bu yüzden, Asya ülkelerinde bir süre araştırma yapmayı planlıyorum. Ama aynı zamanda, iki tane daha süper yat tasarımı üzerinde çalışıyorum, üretim odaklı. Bunun yanı sıra, kendi tasarladığım yatların üretimini yapmak gündemimde.