03.03.2015  |  Yacht

Konsept Projeler Magazine Interviewed with Timur Bozca

Bu tasarim nasil ortaya cikti?

Oncelikle, butun tasarimlarimda farklilik yaratmak benim icin cok onemli. Bana gore gercek bir tasarimci olmak, yeni bir form, ozellik, bakis acisi…vb. yaratmaktir. Gunumuzdeki tasarimcilarin cogu, klasik cizgiden cikmadan cok ufak degisikliklerle eserlerini tamamliyorlar. Ben bunun aksine Cauta projesine baslarken, yat dunyasina yeni bir bakis acisi getirmeyi hedef aldim. Diger butun yelkenli superyatlardan farkli olmaliydi, ancak tabiki tam anlamiyla ozgur degildim. Proje brief’ne gore 55 metre olmasi, 10 misafiri ve 8 murettebati rahatca agirlamasi, 7 ve 5 metrelik tenderlerin sakli bir sekilde yat ta bulunmasi, butun misafirler icin rahat guneslenme alanlarinin olmasi, disarida yemek masasi olup gunesten korunmasi, onceden ayarlanmis - hesaplari yapilmis govdenin cizgilerinden cikilmamasi… gerekiyordu. Bu limitlemelere ragmen, bir yolunu bulup farkliligi yaratmaliydim. Cogunlukla doga (var olan en mukemmel tasarimci) benim en buyuk esin kaynagimdir ve yine oyle oldu. Cauta’yi ismini de aldigi Utangac Albatros kusundan esinlenerek, siradisi bir formda yaratmayi basardigimi dusunuyorum. 

 

Diger tasarimlardan ayrisan ozellikleri neler?

Cauta’yi diger yelkenli superyat lardan ayiran en buyuk ozelligi ustyapisi. Guverte yatin bas ucuna kadar kapali durumda. Buda yata cok buyuk bir ic hacim kazandiriyor. Bunun yani sira devrim niteligindeki 60’larda Wilhelm Prolss’un yarattigi Dynarig. Bu ozelliklere ek olarak OLED isiklandirma ve Monolitik Policarbon panellerde farklilik yaratan elementlerden one cikanlar. 

 

Sizce hangi yonuyle bu odulu kazandiniz?

Diger butun yatlardan farkli olmasiyla.

 

Bundan sonrasi icin ne hedefliyorsunuz?

Limit gokyuzu.